E- YAKLAŞIM DERGİSİ SAYI 296- SAYFA 365-370-6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNA VE TÜRK VERGİ SİSTEMİNE GÖRE EMİSYON PRİMİNİN DEĞERLEMESİ

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNA VE TÜRK VERGİ SİSTEMİNE GÖRE EMİSYON PRİMİNİN DEĞERLEMESİ

 

ÖZÜ

Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırmaları dolayısıyla çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde bir bedelle satılmasından doğan farklar hisse senedi ihraç primi yada emisyon primi olarak nitelendirilmektedir. Anonim şirketlerin halka açılmalarında sık görülen bir durumdur. Halka açılma işletmelerin (anonim şirketlerin) mevcut paylarının ortakları tarafından satışı yoluyla olabileceği gibi, mevut sermayenin artırılması ve payların nominal/itibari değerinin üzerinde (agio) bir bedelle satışı biçiminde de olabilmektedir. Ayrıca, ülkemiz gibi küçük ve orta büyüklükte işlemelerin (KOBÎ) yoğun olduğu ve işletme sahipliği bakımından aile şirketlerinin büyük yer tutuğu ülkelerde halka açılma yoluna gitmeksizin gerekli yasal koşullara uyulması suretiyle (emisyon/ihraç) primli pay ihraçları da yapılabilmektedir. Bu yollarla işletmelerin sermaye yapılan güçlendirilmekte ve enflasyon, küreselleşme, artan rekabet gibi dışsallıkların önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Tabiidir ki, primli pay ihraç edilmesi yöntemi, diğer yöntemlere göre daha düşük maliyetli olması nedeniyle tercih edilmektedir. Kredilelere göre maliyeti daha azdır. Bugünkü konumuzda emisyon primini Türk Ticaret Kanunu ve vergi uygulamaları açısından değerlemeye çalışacağız.

I-GİRİŞ

Yeni Türk Ticaret Kanununda Emisyon Primi Kanun’un 347.nci maddesine göre itibari değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Anonim şirket paylarının itibarî değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm bulunması veya bu konuda genel kurul kararı alınması gerekir. Kanunda emisyon primi kanuni yedek akçelerle birlikte ele alınmıştır. Günümüzde vergi uygulamasında kar dağıtımına konu edilip edilemeyeceği hususunda tartışma yaratan bir istisnada Kurumlar Vergisi Kanunun 5/1-ç Maddesinde düzenlenen emisyon primi konusudur. Uygulamada tartışmaya yol açan konuyu lafzı e özü itibari ile irdelemenin yararlı olacağı kanısındayım.

 

II- TÜRK TİCARET KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE EMİSYON PRİMİ

Türk Ticaret Kanunun 347. maddesine göre göre itibari değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Ancak, Anonim şirketlerin kuruluşta ve sermaye artırımlarında hisse senetlerini itibar değerin üzerinde ihraç edebilecekleri kabul edilmiştir. Elden çıkartma bedeli ile itibari değer arasındaki fark literatürde emisyon primi veya muhasebe uygulama genel tebliğine göre hisse senedi ihraç primi olarak tanımlanmaktadır.

Anonim şirketlerin hisse senetlerini itibari kıymetlerinden yüksel bir bedelle ihraç edebilmeleri için esas sözleşmelerinde bu konuda bir hüküm bulunması veya genel kurul tarafından bu yönde bir karar verilmesi gereklidir. 6102 sayılı TTK'da her ne kadar esas sözleşmede hüküm bulunması koşulu varsa da, her halükarda genel kurul kararına gereksinim bulunmaktadır.

Kanuni yedek akçeler ve emisyon primi TTK’un 519.ncu maddesinde yer alan hükümlere göre yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır. Bu sınıra ulaşıldıktan sonra da;

 -Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin(emisyon primi), çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı,

-Iskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların yerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşülmesinden sonra kalan kısmı,

 -Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu, genel kanunî yedek akçeye eklenir.

 Diğer taraftan, Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca kayıtlı sermayeye sahip halka açık anonim ortaklıklarda itibari değerinin üzerinde hisse senedi ihraç edebilme yetkisi, esas sözleşmede hüküm bulunması koşuluyla yönetim kuruluna verilebilmektedir. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 480'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde esas sözleşme ile yönetim kuruluna primli pay çıkarma yetkisi tanınabilir. Yedek Akçelerin Kullanılması Birinci Tertip Kanuni yedek akçenin ayrılmasında, ödenmiş sermaye esas alındığı halde, emisyon primi dahil, kanuni yedek akçenin harcanmasında ödenmemiş sermaye de dahil nominal sermaye esas alınmaktadır. Yasal yedek akçenin nominal sermayenin yarısını aşmaması halinde yedek akçe sadece ;

 - Zararların kapatılmasında,

- İşlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi idame ettirme amacıyla,

 - İşsizliğin önüne geçmeye veya olumsuz sonuçlarını hafifletmeye elverişli tedbirler alınmasında kullanılabilecektir.

Bu üç konu dışında kanuni yedek akçelerin kullanılması mümkün değildir. Nominal sermayenin % 50 si aşıldıktan sonra yedek akçe şirket yararına kullanılabilir. Kanunda bu konuda açık bir belirleme yapılmamıştır. Yedek akçelerin %50 yi geçmesi halinde geçen kısım kanımızca, sermayeye eklenebilir. Bu işlem kar dağıtımı olarak kabul edilmez. Kanuni yedek akçelerin % 50 yi aşan kısmının ortaklara dağıtılması halinde gelir vergisi stopajına tabi olabilecektir. Ancak, emisyon priminin yedek akçe olarak ayrılmasını düzenleyen 6102 sayılı TTK ‘nun 519.ncu maddesindeki ifade kar payı olarak dağıtılmaması gerektiğini düşündürmektedir.

 

III- VERGİ UYGULAMALARI BAKIMINDAN EMİSYON PRİMİ

Emisyon Primi ve Vergileme 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile "anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların, itibari değerinin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması halinde oluşan kazançlar" kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. Ancak, söz konusu istisna hükmü, anonim şirketlerin portföylerinde bulunan başka şirketlere ait hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançları kapsamamaktadır. Bu düzenlemedeki ayırt edici en önemli husus, Mülga 5422 sayılı KVK'da istisnadan yararlanabilmek için öngörülen "hisse senedi ihraç edilmesi koşulunun kaldırılmasıdır. 5520 sayılı KVK'nunda yer alan yeni düzenlemede "hisse senetlerinin" ibaresi yerine, "payların" ibaresinin kullanılması dolayısıyla kanımızca, anonim şirketlerin itibari değerlerinin üzerinde çıplak pay olarak da nitelendirilen senede bağlanmamış pay ihraçlarında da emisyon primi istisnasından yararlanmaları sağlanmıştır. Böylece artık söz konusu istisna açısından, anonim şirketlerin pay bedellerini itibari değerlerinin üzerinde belirleyerek yaptıkları sermaye artırımlarında, yeni ihraç olunan payların hisse senedine bağlanmış olması koşulu aranmayacaktır. Diğer taraftan, istisna uygulamasında daha önceki düzenlemede mevcut bulunan hisse senetlerinin borsaya kayıtlı olması ve/veya emisyon primi kazancının dağıtılmaması gibi koşullar da tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece, KVK m.5/l-ç gereğince, emisyon primlerinin tamamı, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın kurumlar vergisinden istisna edilmiş durumundadır.

Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar" başlıklı 17'nci maddesinin "Diğer istisnalar" başlıklı 4 numaralı alt bendinin "g" bendi uyarınca "Külçe altın, külçe gümüş, kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil, varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye 'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi," katma vergisinden müstesnadır.

 Yine, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 29'uncu maddesinin "u" bendi uyarınca "Bankalar, sigorta şirketleri, emeklilik şirketleri ve ipotek finansmanı kuruluşlarının kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılması sonucu kendi lehlerine kalan paralar" banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilmiştir.

Bana göre, Kurumlar vergisi istisnası olmasaydı da, bu kazanç yine vergiye tabi tutulamazdı. Çünkü kurumlar içinde geçerli olan Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesine göre ticari kazanç; teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerler arasındaki müspet farktır. Ancak kazanç hesaplanırken, dönem içinde işletmeye işletme sahiplerince ilave edilen değerler nazara alınmaz. Dolayısıyla emisyon primi de işletmeye ilave edilen bir değer olduğundan kazanç hesaplamasında dikkate alınmayacaktır. 

İstisnanın eski KVK’daki ilk şeklinde, bu istisnadan yararlanabilmek için hisse senetlerinin borsaya kaydettirilmesi ve bu kazancın dağıtılmaması gibi şartlar aranmaktaydı. Ancak yapılan mevzuat değişiklikleri ile bu koşullar yürürlükten kaldırılmıştı ve nitekim bu koşullar mer’i KVK’da da aranmamaktadır. Dolayısıyla emisyon pirimi olarak yedek akçelere eklenen kısmın daha sonra dağıtılmasına, vergi hukuku açısından bir engel yoktur. Dağıtım konusundaki sınırlamalar vergi hukukunun değil, Türk Ticaret Kanunun kapsamındadır.

Yazımızda bunları söyledikten sonra, emisyon priminin bu koşullara dağıtılması veya önce sermayeye eklenip daha sonra sermaye azaltılması yoluyla dağıtılması halinde, bize göre, burada ortaklar tarafından işletmeye konulan değer iade edildiğinden, stopaja gerek olmadığını belirtmiş, ancak idari anlayış burada stopajın yapılması gerektiği yönünde görüş belirttiğini söyleyebiliriz. Nitekim İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı geçtiğimiz günlerde verdiği 62030549-125[6-2014/105]-88462 sayı ve 20.10.2015 tarihli özelgesinde “kurumlar vergisinden istisna edilen ve sermayeye eklenmemiş olan emisyon primlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ortaklara dağıtılmasının mümkün olması halinde, bu işlem kâr payı dağıtımı sayılacak olup dağıtılan emisyon primi tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci ve 30'uncu maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır” şeklinde görüş açıklamıştır. Buna göre emisyon primlerinin ortaklara dağıtılmasında % 15 vergi kesinti yapılıp, Kar payını dağıtan kurum, kar payı üzerinden yapmış olduğu vergi kesintisini ödeme ya da tahakkukunun yapıldığı yer itibari ile bağlı bulunduğu vergi dairesine, ayrı bir muhtasar beyanname ile vergilendirme dönemini izleyen ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye ve tahakkuk eden vergiyi aynı ayın 26.ıncı günü akşamına kadar Kanunun 21.inci maddesine göre ödemeye mecburdurlar.

.IV- SONUÇ

Yeni Türk Ticaret Kanununda Emisyon Primi Kanun’un 347.nci maddesine göre itibari değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Anonim şirket paylarının itibarî değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm bulunması veya bu konuda genel kurul kararı alınması gerekir. Kanunda emisyon primi kanuni yedek akçelerle birlikte ele alınmıştır. Emisyon Primi ve Vergileme 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile "anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların, itibari değerinin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması halinde oluşan kazançlar" kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. Ancak emisyon primlerinin ortaklara dağıtılması halinde idarenin görüşü vergi kesintisi yapılması gerektiği yöndedir. Bu durumda emisyon primini dağıtacak olanlara yapabileceğimiz en iyi öneri, söz konusu stopajı yapıp ihtirazi kayıtla beyanda bulunarak ceza ve faiz riskini berteraf edip yargı yoluna müracaat etmeleridir. Diğer taraftan emisyon priminin alelade bir kardan ziyade sermayenin bir unsuru olması nedeniyle dağıtılmasının aslında sermaye azatlımı sayıldığını ve bu hükümlere göre değerlendirilme yapılarak tartışmaların son verilmesi gerektiği kanısındayız.

Kaynakça

- 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu

-6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun

-3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi kanunu

- 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

- Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri

-Eski Baş.Hesap uzmanı NAZMİ KARYAĞDI Tüm Yönleri ile kar dağıtımı- Maliye hesap uzmanları derneği -2014

- Prof. Dr. Hasan Pulaşlı- Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara- Adalet yayınevi-2015

-https://www.dunya.com/kose-yazisi/emisyon-primleri-dagitilirsa/26285

 

 

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi